Liam Lawson, Red Bull takımındaki ilk sezonu öncesinde kendisini takımın yeni bir üyesi gibi hissetmediğini belirtti.
Liam Lawson, Sergio Perez'in 2024 sonunda takımdan ayrılmasının ardından Max Verstappen ile birlikte yarışmak üzere Red Bull'a terfi etti.
Yeni Zelandalı sürücünün Red Bull koltuğuna oturması, Racing Bulls ile sadece 11 grand prix startına sahip olmasına rağmen gerçekleşti.
Ancak Lawson’ın son birkaç sezondur Red Bull’un yedek pilotu olarak görev alması, takım içindeki süreçlere yabancı olmadığı anlamına geliyor.
Tam da bu nedenle Lawson takımda kendini yeni gibi hissetmiyor ve konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Teknik olarak Red Bull ile Racing Bulls’tan daha fazla zaman geçirdim.”
“Red Bull’la yedek pilotluk yaparken yarışlara gittim, simülatör çalışmaları yaptım ve yıllar boyunca bolca vakit geçirdim. Simülatörde sıkça aracı sürdüm, bazen de pist üstü testlerde yer aldım."
“Ama sanırım sadece arabanın geliştirilmesine yardımcı olduğum ve arabayı mevcut durumunda kullanmak adına zaman harcadığım için buna alıştım.”
Lawson, 2018'de Daniel Ricciardo’nun Red Bull'dan ayrılmasından bu yana Verstappen’in dördüncü takım arkadaşı olacak.
Pierre Gasly, Alex Albon ve Sergio Perez, Red Bull'un önceki otomobilleriyle tam uyum sağlayamayıp Verstappen karşısında zorlandı.
Önceki takım arkadaşlarının bu sıkıntıları yaşamış olmasına rağmen, Lawson’ın önceliği araca uyum sağlamak olacak.
Lawson, “Aracın nasıl olduğunu bir şekilde anlıyorsunuz.”
“Bence bir sürüş stiline sahip olmak profesyonel olmamız anlamına geliyor.”
"Bize verilen aracı sürüp ondan maksimumu çıkarmamız gerekiyor.”
"O yüzden konu aracın benim sürüş tarzıma uyup uymadığı değil, ondan nasıl sonuç alabileceğim.”
"Ve bunu yapabileceğimi düşünüyorum.” diye ekledi.
tr.motorsport.com